20 Kasım 2013 Çarşamba

MOSSAD ve BARZANİ

(SOLDAN SAĞA) MESUD BARZANİ, MENAHEM NAHİK NAVUT (MOSSAD 2. BAŞKANI 1984 – 1986), MAHMUT OSMAN, MOSSAD BAŞKANI ZVİ ZAMİR (1968 – 1974), MOSSAD BAŞKANI NAHUM ADMONİ (1982 – 1989) VE BİR KÜRT KORUMA- IRAK’IN KUZEYİ EYLÜL 1971 (MOSSAD ARŞİVİ) (Ali Kerküklü)

24 Ocak 1993 Tarihinde Iş Yerine Gitmek Üzere Bindiği Arabasına Mossad Tarafından Bomba Konularak Havaya Uçurulan Gazeteci-Yazar Uğur Mumcu 'Nun Ölümüne Sebep Olduğu Değerlendirilen Yazısı:

MOSSAD ve BARZANİ 

Ortadoğu'nun karanlık bir kuyu olduğu her gün biraz daha anlaşılıyor. Kanıtlanan son ilişkiMOSSAD-Barzani ilişkisidir. MOSSAD,İsrail 'in gizli istihbarat örgütüdür. Bu örgütün, Kürt lideri Molla Mustafa Barzani ile ilişkileri olduğu söylense daha önce kim inanırdı? 

Barzani 'nin CIA ile ilişkisi artık belgelendi. Kimse bu ilişkiye, "Hayır olmadı" diyemiyor. CIA-Barzani ilişkileri biliniyordu da MOSSAD-Barzani ilişkileri bilinmiyordu. 
MOSSAD' ın Barzani ile ilişkileri Londra ve Sydney'de yayınlanan "Israel 's Secret Wars-A History of Israel's Intelligence Services" adli kitapta sergileniyor. Kitap, İngiliz The Guardian gazetesinde 1984 yılından bu yana Tel-Aviv muhabirliğini yapan Ian Black ve Washington'daki Brooking Enstitüsü'nde çalışan öğretim üyesi Benny Morris tarafından yazılmış. Kitapta MOSSAD-Barzani ilişkileri, İsrail Dışişleri Bakanlığı ve MOSSAD yazışmalarına dayanılarak açıklanıyor. 
Önsözde, kitabın yayından önce İsrail ordu yetkilileri tarafından da incelendiği yazılıyor. 

* * * 

Kitapta 1967 Arap-İsrail Savaşı 'ndan sonra, MOSSAD 'ın Kürtlerle ilişki kurduğu (sayfa.327), Mısırlı ünlü gazeteci Hasan el-Heykel'in İsrailli subayların Kürtler aracılığıyla Irak 'tan radyo bağlantıları kurduğunu 1971 yılında açıkladığı anlatılıyor. 

1969 yılı Mart ayında Kerkük petrollerine yapılan saldırının da İsrail tarafından yapıldığı açıklanıyor. 1972 yılında imzalanan Sovyet-Irak Dostluk Antlaşması 'ndan sonra İran Şahı ABD Başkanı Nixon ile gizli görüşme yapıyor; bu gizli görüşmeden sonra CIA tarafından "Kürdistan Demokratik Partisi"ne üç yıl içinde 24 milyon dolar gönderiliyor. 

Barzani 'nin Irak rejimine karşı ayaklandığı yıllarda, ABD-İsrail-İran üçlüsü bu ayaklanmayı destekliyor. Barzani-ABD ilişkileri, ABD Dış işleri eski bakanı Henry Kissinger eliyle yürütülüyor. 

MOSSAD-Barzani ilişkileri de İsrail 'in Tahran 'daki askeri ateşesi Yaakov Nimrodi (MOSSAD Ajanı) aracılığı ile gerçekleşiyor. 

Nimrodi 'nin üstlendiği görev ilginç: Nimrodi Sovyet silahlarının Barzani 'nin eline geçmesinde rol oynuyor. (sayfa. 328-329) Kitapta, MOSSAD'dan Kürtler 'e 50 milyon dolar para verildiği, ABD kaynaklarına dayanarak açıklanıyor. (sayfa.328) 

* * * 

70 'li yıllardaki bu ilişkiler bugün sürüyor mu? 
Kitaba göre sürüyor. "Körfez Savaşı sırasında Irak 'ın attığı Scud füzelerinin Tel-Aviv'e düşmesi üzerine bu ilişkiler yeniden başladı. (sayfa.521) Baba Molla Mustafa Barzani ile kurulan ilişkiler, simdi de oğul Mesud Barzani ile sürüyor. 
MOSSAD, Barzani'ye Avrupa kahvelerinde çekler vererek bu desteği sürdürüyor. Kitapta, Mesud Barzani'nin İsrail 'e gizlice giderek yardım istediği yazılıyor. Bu ilişkiler sürüyor ve anlaşılıyorki daha da sürecek...Gizli yollarla sürecek, açık yollarla sürecek... 
İlgi belli... 
Ilişki de belli... 
Kürtler sömürgeciliğe karşı bağımsızlık savaşı yapıyorlarsa ne işi var CIA ve MOSSAD 'ın Kürtler arasında? 
Yoksa CIA ve MOSSAD, antiemperyalist savaş veriyorlar da dünya bu savaşın farkında değilmi? 

Uğur MUMCU( Cumhuriyet, 7 Ocak 1993),
resim ve yorum ,
TÜRKİYE GERÇEKLERİ adlı sayfadan alıntıdır 
Soldan sağa Mesud Barzani, Menahem Nahik Navut (Mossad 2. Başkanı 1984 – 1986), Mahmut Osman, Mossad Başkanı Zvi Zamir (1968 – 1974), Mossad Başkanı Nahum Admoni (1982 – 1989) ve Bir Kürt Koruma- Irak’ın Kuzeyi Eylül 1971 (Mossad Arşivi)

(ALINTIDIR)

17 Kasım 2013 Pazar

Hermann Rorschach Kimdir?

8 Kasım 1884'de İsviçre'nin Zürih şehrinde dünyaya gelen Hermann Rorschach, geliştirdiği "Mürekkep Testi" ile ünlenen bir psikiyatrist ve psikoanalisttir.

Henüz çocukken mürekkep lekelerini kullanarak resim yapmayı çok sevdiği için, arkadaşları tarafından “kleck” (mürekkep lekesi) takma adıyla çağrılan vebabası gibi ressam olmayı hayal eden Rorschach, yıllar sonra tıp eğitimini seçti ve psikiyatri alanında uzmanlaştı. 

Ne var ki çocukluk yıllarındaki bu ilgisini, psikanaliz tarihine damga vuracak bir metoda dönüştürmeyi de başardı.


Rorschach Testi nedir?
Rorschach Testi, katlanmış kağıtlar arasında kalan mürekkep lekelerikullanılarak deneklerin algısınıanaliz eden bir psikoloji testidir.


Genelde düşüncelerini açıkça anlatmak istemeyen hastalara bu resimler gösterilerek, altta yatan bir takım bozukluklar test edilir. Bu kartlar, kişilik ve duygusal analiz için de psikologlar tarafından tercih edilebilir.

Günümüzde en az güvenilir testlerden biri olmakla birlikte 1960'lı yıllarda çok yaygın kullanılmıştır.

Ünlü bir çizgiroman olan ve 2009 yılında beyazperdeye de uyarlanan "Watchmen"de yer alan Rorschach, ismini buradan almıştır. Karakterin yüzündeki maskede, çeşitli şekillerde mürekkep lekeleri belirip kaybolur.


Hermann Rorschach, henüz 37 yaşında apandistindeki bir iltihaplanma sonucu hayatını kaybetmiştir.
yazı: fwmail.net

16 Kasım 2013 Cumartesi

PEARL HARBOUR, ANKARA GEMİSİ, ÇORLULU ALİ PAŞA CAMİSİ ŞADIRVANI…




Pearl Harbour'u bilirsiniz herhalde..
Bilmeyenlere de geçen yıllarda filmi öğretti. Japon uçakları Amerikan donanmasını bir sabah ansızın bastılar ve tam 96 zırhlıyı batırdılar…
Oysa Hawaii'deki bu limanda, 97 donanma gemisi vardı..
Birine dokunmadılar…
Niye?...
Çünkü o geminin tepeden bakılınca bembeyaz görünen güvertesinde bir kızıl haç vardı... O hastane gemisi idi... Bombalar ve kamikazelerle dalan Japon uçakları hastane gemisine dokunmadılar. Çünkü o gemi orada, öldürmek değil, yaşatmak için demirliydi…

Adı Solace…
Türkçesi Teselli... Üzüntü azaltan…

Solace savaş boyu Amerikalı annelerin üzüntüsünü azalttı.
Tam 25 bin genci ölümden kurtardı, Amerika'ya taşıdı… Ülke limanlarına her gelişinde, umutla umutsuzluk karmaşasındaki kafaları ile anneler iskeleye koştular…

"Benim oğlum da geldi mi?.."

Savaş sonrası hayatlarını Solace sayesinde kurtaran gençler bir dernek kurar ve bir madalya yaparlar… Üzerinde Solace'nin kabartması olan bir madalya… Ve bunu gururla takarlar…

Devlet rahatsız olur…
İkinci Dünya Savaşı'ndan böyle savaş karşıtı bir sonuç çıkar mı?..
Solace gemisini yok etmeye karar verirler…
Gemi sapasağlam…
Pırıl pırıl... Jilet olur mu?..
Savaş sonrası yere serilmiş ekonomi her dolara muhtaç... Uzak bir ülkeye satarlar.. Makyajını değiştirip bambaşka bir amaçla kullanması için…
O uzak ülke Türkiye…

Yok yahu!..
O gemi, ünlü "Ankara"!..
Hastane gemisinden transfer gezi gemisi Ankara…
Vay canına!..
Türkiye, bugün Amerikalılar için belki de hac yeri olacak, Gelibolu'nun Anzaklar'ı çektiği gibi bir turizm anıtına dönüşecek Solace'nin kıymetini bilmez..

Şefik Kaptan'la yaptığı Avrupa seferleri dillere destan olan Ankara sonunda ihtiyarlar ve jilet yapılmak üzere hurdacılara teslim edilir…
1980'li yılların başında Ankara, İzmir'de sökülürken, yılların söktüğü bir eski anıt da İstanbul'da dikilmektedir.
Haliç Tersanesi'ndeki Çorlulu Ali Paşa Camisi'nin şadırvanı...

Restorasyon gelir çatıda takılır…
Çatı kurşun...
Kıtlık yılları..
Kurşun yok…
Etibank dahi geri çevirir…
"Kurşun yok…"
Şadırvan çatısız kalacak…
Dört bir yana duyururlar…
"Kimde kurşun varsa..."
Aliağa'da Ankara'yı söken hurdacılardan haber gelir…
"Gelin bizde var, alın..."
Bre aman…
Gemide kurşun olmaz… Ankara'da niye olsun…
Çaresizler ya... Gider bakarlar...
Gerçekten Ankara'nın sayısız kamaralarından biri, tamamen kurşunla kaplı…

Niye?...
Çünkü burası Solace'nin röntgen odası... Radyasyonun dışarı sızmaması lazım…
Şimdi yolunuz Haliç'e düşerse, Çorlulu Ali Pasa şadırvanından bir tas su içerseniz, ya da yüzünüze iki avuç su atarsanız serinlemek için, unutmayın…
Çatısına da bakın... Orada, ikinci Dünya Harbi'nde, Pearl Harbour'da Japonlar'ın batırmadığı tek gemiden bugüne kalan son izleri göreceksiniz…

TAYYİP ERDOĞAN'IN MARMARAY YALANI

ŞOK HABER; 
ERDOĞAN'İN BÜYÜK MARMARAY YALANI "BAKIN PROJE KİMİN?"
Dünyanın en büyük dolandırıcısı KİM MİŞ görün....

PAYLAŞIN DA 75 MİLYON yine yeni bir TAYYİP YALANI GÖRSÜN

Ya hu Dünya ya her şeyi bize ait diye 1 yıldır palavra atıyor
Gerçekte Proje Bülent ECEVİT Zamanında

İLGİLİ RESMİ GAZETE
TARİH: 15.Şubat.2000
SAYI: 23.095 sayılı resmi gazetenin
SAYFA NO: 141

TOPRAK BU SAHTEKARI KABUL EDER Mİ ACABA?

21 Ekim 2013 Pazartesi

Argania Spinosa / Argan ağacı, Argan Yağı


Argania spinosa Fas ve Cezair'de yetişen endemik bir bitki.
Name:  800px-Argania_spinosa.jpg
Views: 1486
Size:  72.2 KB

Boyu 8-10 metre ve 150-200 yıl yaşayan nesli tükenmekte olan bir tür.
Fas'ta Arganeraie ormanlar 8.280 km ² alanı kaplar ve UNESCO'nun koruması altındadır.
Name:  Argania spinosa.jpg
Views: 1519
Size:  34.5 KB

Bu ağacın meyvesinin preslenmesi suretiyle argan yağı elde edilir.
Name:  Arganoilproduction.jpg
Views: 1805
Size:  73.1 KB

Hala tartışılmalı olması ile beraber bu yağın çok kıymetli olduğu düşünülmekte.
Name:  dsc_8530.jpg
Views: 1123
Size:  47.6 KB

Özellikle kozmetik sektörü bu yağı ergenlik sivilceleri, kırışıklıklar, cilt lekeleri konusunda çok başarılı olduğunu beyan ediyor.

Name:  aknesivilce4.jpg
Views: 1120
Size:  34.2 KB

22 Eylül 2013 Pazar

BERMEKİLER-Abbasi halifeliğinin İran kökenli, Türk vezir ailesi.

Bir özel ad olmayan Bermek sözcüğü, Belh'deki Budhacı Nevbahar tapınağının başrahibine verilen unvandır. BERMEK, ailenin kurucusu, saptanabilen en eski üyesi. Yaşamı konusunda yeterli bilgi yoktur. Ancak, Belh'te astronomi, felsefe ve tıp bilimleriyle uğraştığı; halife Abdülmelik'in sarayında görev aldığı bilinirse de müslümanlığı gerçekten kabul edip etmediği tartışmaya açıktır.

HALİT BİN BERMEKİ,
Öncekinin oğlu (öl. 782). Babasının aracılığıyla Emevi halifesi Abdülmelik'in sarayına kapılandı. Vali Esed bin Abdullah'ın buyruğuyla Belh kentini bayındır kıldı (762). Ebu Müslim' in yönetiminde Abbasiler'in halifeliği ele geçirmesine katkıda bulundu, ilk Abbasi halifesi Ebülabbas'ın güvenini kazanarak divanül-harac'ın başına getirildi. Onun ardılı halife Ebu Cafer el-Mansur'un danışmanı olarak Bağdat'ın kuruluşunu gerçekleştirdi. Taberistan valiliği sırasında (765-769) bu kenti baştan başa onararak güzelleştirdi. Mansur'un son yıllarında kendisi Musul, oğlu Yah, Azerbaycan valiliğine atandı.

YAHYA,
Öncekinin oğlu (739-805). Babası öldükten sonra Musul valiliğine atanmışken, halife Mehdi onu Bağdat'a çağırarak oğlu Harunurreşit'in eğitim ve öğrenimiyle görevlendirdi. Azerbaycan valiliğine atanan Harunurreşit'in divan reisliğine getirildi (780). Hadi'nin kısa süren halifeliği sırasında onun Harunurreşit'i veliahtlıktan çıkarma girişimlerine şiddetle karşı koydu. Harunurreşit halife olunca, sınırsız yetkilerle vezirlik makamına atandı (786). Oğulları Fazıl ve Cafer'in de yardımlarıyla devleti 17 yıl başarıyla yönetti (786-803).

FAZlL.
Öncekinin büyük oğlu (766-808). Uzun süre Cibal, Taberistan, Dunbavend, Kumis, Azerbaycan ve Horasan valiliklerinde bulundu. Bu görevleri sırasında başarılı savaşlar yaparak ülkenin sınırlarını genişletti. Belh'te su kanalları açtırarak önemli bayındırlık işlerini gerçekleştirdi. Buhara'da Cuma camisi'ni yaptırdığı gibi, ramazanda minarelere ilk kez kandilleri koymakla da tanındı.

CAFER, 
Öncekinin kardeşi (767-803) Halife Harunurreşit'in kendisine beslediği büyük güven ve yakın ilgiden yararlanarak, denetimine verilen eyaletleri Bağdat'tan ayrılmaksızın, yardımcıları aracılığıyla yönetti. Bermekiler'in iranlı olmaları ve Abbasi halifeliğinin kuruluşundan bu yana devletin yönetiminde en üst düzeyde yer almaları bazı güçlü Arap emirlerini gücendirdiğinden, Harunurreşit ülkede kendisi kadar sözü geçen bu aileyi ortadan kaldırmaya karar verdi. Çok ince bir tuzak hazırlayarak, kız kardeşi Abbase'yi sözde bir nikâhla Cafer ile evlendirdiyse de gerçek karı-koca olmalarına izin vermedi. Cafer ile kız kardeşinin bu yasağı çiğnemeleri sonucu, zaten tuzağını bu temel üzerine kurmuş olan Harunurreşit, hac ziyaretinden dönünce Cafer'i öldürttü (803). Onun babası Yahya, ağabeyi Fazıl ve öteki iki kardeşini de görevlerinden alarak tutuklattı, mallarına el koydu. Böylece Abbasiler döneminin en ünlü vezir ailesi olan Bermekiler bir buyrukla ortadan kalktı (803).

19 Ağustos 2013 Pazartesi

RABİA İŞARETİNİN GERÇEK MANASI


Rabiatul Adeviyye Meydanı'nın ve darbe karşıtı gösterilerin sembolü dört parmakla yapılan "Rabia işareti" oldu... İşte o işaretin anlamı...


Arapçada "dördüncü, dört" anlamına gelen "Rabia" kelimesi Mısır'da darbe karşıtı direnişinin sembolü oldu. Katliamdan bir kaç saat önce Rabiatul Adeviyye Meydanı'nı dolduran onbinlerce kişi elleriyle "dört" işareti yaparak mesajlarını dünyaya duyurmaya çalışıtı. Anadolu Ajası tarafından çekilen son fotoğraf ve görüntülerdeki kişiler bir kaç saat sonra ordunun müdahelesine maruz kaldı. Kişilerin akibeti bilinmiyor.
Mısır'da darbe karşıtı gösterilerin yapıldığı Rabiatul Adeviyye Meydanı tüm dünya tarafından yakından takip edildi. Meydanı dolduran yüzbinlerce kişinin yaklaşık iki ay süren direnişi sayesinde Tahrir Meydanı kadar ünlenen Rabiatul Adeviyye Meydanı son yılların en büyük sivil katliamından birine şahitlik etti. Sayıları hala tam olarak tespit edilemeyen yüzlerce kişiye mezar olan meydanın pek bilinmeyen bir yönü daha ortaya çıktı.
ADI DİNDAR BİR KADINDAN
Meydanın ismi, Rabiatul Adeviyye adında dindar Müslüman bir kadından esinlenerek konulmuş ve Adeviyye ailenin dördüncü çocuğu olması nedeniyle isminin başına Rabiatul konmuş. Rabiatul Adeviyye hayatı boyunca verdiği özgürlük mücadelesiyle anılıyor. Gösterilerle birlikte bu ismin taşıdığı anlam Mısırlılar arasında yeni bir sembolün doğmasına neden oldu.
Tahrir Meydanı'nda bulunanların zafer işareti yaptığı dönemde Rabiatul Adeviyye Meydanı'ndakiler ismin anlamına atıf yapmak ve Tahrir'deki darbe taraftarı göstericilerden ayrışmak için elleriyle dört işareti yapmaya başladılar. İşaret her geçen gün gösterilerin yapıldığı meydanlarda ve Mısır genelinde yaygınlaştı ve bilinen zafer işareti kadar çok kullanılmaya başlandı.
misir-004.jpg
KATLİAMDAN ÖNCEKİ SON GÖRÜNTÜLER
AA muhabiri Kemal Firik, 13 Ağustos 2013 gecesi bu konuda haber yapmak için Rabiatul Adeviyye Meydanı'na gitti. Konuyla ilgili göstericiler bu işaretin darbe karşıtı olanların yeni sembolü olduğunu, bu işaretin kendilerine özgü konulara vurgu yaptığını ifade ettiler. Göstericiler bu konuda şunları söylediler:
MEYDANIN ADI 'RABİA' ARAPÇADA 4
"Bunun Adı "Rabia İşareti"dir. Meydanın adı olan "Rabia" Arapçada "dördüncü, dört" demektir. Bu meydanın adına vurgu yapmak için bu işareti yapıyoruz. İkinci önemli konu Muhammed Mursi, Nasır, Sedat ve Mübarek'ten sonra dördüncü Cumhurbaşkanı oldu. Onu da hatırlamış oluyoruz. Ayrıca Tahrir Meydanı'nda darbeye destek vermek için toplananlar zafer işareti yapıyor. Biz onlarla bir olamayız. Onlardan ayrılmak için bu işareti yaygınlaştırıyoruz."
Gece geç saatlerde Rabiatul Adeviyye Meydanı'ndaki bu görüntülerin çekilmesinden bir kaç saat sonra ordunun sert müdahelesi başladı ve yüzlerce insan öldürüldü. Fotoğraf ve görüntülerde yer alanların akibetleri ise öğrenilemedi.
YENİ ZAFER İŞARETİ Mİ OLACAK?
Batı ülkelerinin Mısır'daki darbeye karşı duyarsız davranması başta demokrasi olmak üzere Batı'ya ait bir çok kavram ve sembolün tartışılmasına neden oldu. "Millet iradesi, demokrasi, insan hakları, basın etiği" gibi batı kaynaklı bir çok kavram yeniden sorgulanmaya başlandı. İki parmakla yapılan ve "zafer işareti" olarak bilinen sembol de tartışmalardan nasibini aldı. Tahrir Meydanı'nda toplanan darbeye ve darbe lideri Sisi'ye destek veren onbinlerce kişi elleriyle "zafer işareti" yapmışlardı. Tahrir'e alternatif olan Rabiatül Adeviyye Meydanı'nda zafer işareti yerine "Rabia İşareti" doğdu. Bu işaretin İslam dünyasında yeni zafer işareti olacağı ifade ediliyor. http://www.aktifhaber.com/rabia-isaretinin-anlami-nedir-839484h.htm

GÜRBÜZ EVREN : DÖRT PARMAK YANİ "RABİA" İŞARETİNİN
ANLAMI SÖYLENDİĞİ GİBİ DEĞİL..
BUNU BİR DE BENDEN DİNLEYİN..

Bizim İleri Demokratlar, Mursi yandaşlarının Dört Parmak yani “Rabia” işaretini simge yapmaya çalışıyorlar...


Bırakın bizim siyasileri, sanatçı olarak tanıtılan şarkıcılar ve “bazı” futbolcular bile bu işareti yapıp secdeye varmaya başladı.

Zaten “bazı” futbolcular bile yapıyorsa, anlayın ki bu, anlamı bilinmeyen bir iştir.

Diyorlar ki, gerek Kahire’de gerek dünyanın dört bir yanında darbe karşıtlarının simgesi haline gelen işaretmiş 4 parmak.

"Rabia" işareti, Mursi yandaşlarının toplandığı Rabiatul Adeviye Meydanı’ndan geliyormuş. Rabia, Arapça'da 4'üncü anlamını taşıyormuş.

Peki, bu işareti İslam tarihinde ilk kim ve neden yapmış bilen var mı?

Açın bütün gazeteleri, yukarıdaki cümleyi bulursunuz. Gerisi yok.

Muaviye bin Ebu Süfyan kimdir bilir misiniz?

Emevi hanedanının kurcusu Muaviye, 657’deki Sıffın Savaşı’nda, Hazreti Ali’yi yenememiş, ancak hakemleri ikna ederek, alavere dalavere ile kendini Halife ilan etmişti.

Bu dönemde Müslümanlar, Muaviye taraftarları (Sünniler), Ali taraftarları (Şiiler), Tarafsızlar (Hariciler) olarak bölünmüştü.

Muaviye’den yana tavır alan Hariciler ise Hazreti Ali’yi öldürmüştü.

Muaviye, bir süre sonra da, Hazreti Ali’nin çocukları, Peygamberin de torunları Hazreti Hasan ile Hüseyin’i öldürmüştü.

Özellikle Hazreti Ali’nin öldürülmesinden sonra Halifeliğini sağlama alan Muaviye, her fırsatta Ali’yi ve Şiileri yok saymak, dışlamak için, taraftarlarına, Dördüncü Halife’nin kendisini olduğunu DÖRT PARMAK işaretini yaparak ilan etmiş, taraftarları da, aynı işareti kullanmıştır.

Bundan sonra gidilen savaşlarda da Muaviye’nin ordusundaki askerler bu işareti yapar olmuştur.

Zaten “Rabia” Muaviye ailesinde takıntıdır. Muaviye bin Ebu Süfyan’ın dedesinin adı da Rabia’dır.

Kureyş aşiretinin liderlerinden olan dede Rabia, torununa, “adıma uygun davran, önemini unutma” tavsiyesinde bulunmuştur.

Sünni kesimin temsilcisi olduğu iddia edilen, ama ilgisi olmayan Muaviye’nin DÖRT PARMAK işareti, bugün Mısır’da, Sünni İslam’ın yılmaz savunucuları olarak gösterilen, ama ilgisi olmayan Mursi yandaşlarının, Müslüman Kardeşler örgütünün işaretine dönüştü. .

Dedim ya, dünyadan bi haber bazı futbolcular ve sanatçı denilen şarkıcı takımı da bunu yapıyorsa, benim gibilerine de, onların derin bilgisine inanmak düşer…